1299 Seri Pot & Seri Nova için Tıklayın
Mesaj Önizleme Konuyu Gönder 
Menepoz
YazarMesaj
ercanmurat
Asistan
***

width=
Üye Bilgileri 
Mesajlar: 1.004
Grup: Üye
Katılım: Apr 2008
Statü: Çevirimdışı
Karma Puanı: 68

Hızlı Mesajlaşma 
MSN Aracılığı İle Mesaj Yolla!
Mesaj: #1
Menepoz



Menepozun kelime anlamı son adettir. Genellikle menepoz olarak bilinen klimakteryum, östrojen üretiminin giderek azalıp sonunda bittiği, belirtilerin görüldüğü
Zaman dilimidir.

Menepoz genellikle 48-52 yaşlari arasinda olur. (Ingiltere'de ortalama 51 yaş).

Belirtileri: Ateş basmalari, terlemeler, hatirlama güçlükleri, konstantrasyon bozukluklari, depresyonve libido kaybi gibi psikolojik sorunlar, vajinada kuruluk, kemik yogunlugunda azalma (osteoporoz), meme dokusu kaybi, ciltte inceleme, cinsel ilişkide agri, sik idrara çikmak ve tuvalete zor yetişmektir. Adet düzensizlikleri ya da adetin aniden kesilmesi olabilir.

Belirtiler hormon replasman (yerine koyma) tedavisi (HRT) ile kesilebilir. Bu östrojen ve progesteron kombinasyonu olabileceği gibi hastanın rahmi alınmışsa sadece östrojen ile de yapılabilir. HRT tablet, bant, implant ya da lokal vajinal preparatlar ile uygulanabilir.

HRT ilaçlarının çoğuyla hasta ilacı kullandığı sürece adet görür, ama kanama yapmadan hormon replasmanı sağlayabilen ilaçlar vardır.

Menopoz adetlerin kesilmesi olarak adlandırılır. Perimenopoz menopozdan hemen önceki ve sonraki döneme verilen isimdir. Klimakteryum ise üreme çağından menopoz sonrasına kadar olan dönemi içerir. Ortalama menopoz yaşı Türkiye için 46, ancak bu A.B.D'de 50-52 yaşları arasındadır. Adetlerin ilk başlama yaşı ile menopoz yaşı arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Yüksek yerlerde yaşayanlarda ve sigara içen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır. Adet kanamalarının araları menopozdan 2 ile 8 yıl öncesinden uzamaya başlayabilir. Yani adetlerin seyrekleşmesi hemen menopoza girileceğinin bir göstergesi değildir


Menapozda görülen değişiklikler
1. Adet Düzeninin Bozulması: Menopoza yaklaşıldığında yumurtlama daha seyrek olmaya başlar. Bu nedenle adet kanamasının miktarı azalır ve gebe kalma olasılığı azalır. Ancak bazen adet kanamasının miktarında tam tersine bir artma görülebilir.

2. Vazomotor Bozukluklar: Bunlar ateş basması, terleme, çarpıntı, yüzde ve boyunda kızarıklıklar gibi belirtileri içerir. Bu belirtiler hastaların % 50'sinde görülür, ancak daha sonra görülme oranı gittikçe azalır ve menopozdan 4 yıl sonra hastaların ancak % 20'sinde rastlanır.

3. Psikolojik Bozukluklar: Menopoz döneminde sıkıntı, gerginlik ve depresyon gibi psikolojik bozukluklarda artma görülür. Östrojen hormonu uyku kalitesini artırır, uykuya dalma süresini azaltır ve uykunun REM fazını uzatır. Menopozda östrojen eksikliğine bağlı olarak uyku kalitesi bozulur.

4. Vajina ve idrar yollarının örten tabakalardaki incelmeye bağlı olarak cinsel ilişki sırasında ağrı, kaşıntı ve idrar yapmada zorluk gibi yakınmalar görülebilir. Ayrıca ciltte kollajen dokusunun azalmasına bağlı olarak incelme oluşur. Vajen ve idrar yollarındaki bu belirtiler östrojen tedavisine çok iyi yanıt verir ve tedavinin birinci ayında önemli oranda düzelme görülür. Ancak tam iyileşme 6 ile 12 ay sonra sağlanır.

5. Kemiklerde Erime (Osteoporoz): Osteoporoz kemik dokusunun mikroskopik yapısındaki bozukluklar sonucunda kırıklara eğilimin artmasıyla karakterize bir durumdur. Vücutta kemik dokusu 1) Kortikal kemik 2) Trabeküler kemik olarak ikiye ayrılmaktadır. Trabeküler kemik sırt ve bel kemiğini oluşturan dokudur. Kemik kaybı aslında 20 yaşından sonra başlamakla birlikte, menopoz dönemine kadar görülen kayıp önemsizdir. Menopozdan sonra trabeküler kemikte yılda % 5 ve vücudun total kemik kitlesinde ise yılda % 1-1.5 oranında bir kayıp görülür. Menopozdan 20 yıl sonra trabeküler kemik kitlesinde % 50 ve kortikal kemiklerde % 30 kayıp olur. Bunun sonucunda boyda kısalma ve kırıklara eğilimde artma görülür. Örneğin yapılan çalışmalarda 70 yaşındaki kadınların % 25'inde sırt veya bel kemiklerinde ve 90 yaşındaki kadınların % 20'sinde kalça kırığı olduğu saptanmıştır. Kemik kaybı menopozdan sonraki erken dönemlerde daha hızlı olduğu için tedaviye mümkün olduğunca erken başlamak gerekir. Hormonal tedavi ile kemik kırıkları % 50 oranında azaltılabilmektedir. Tedaviye kalsiyum eklendiğinde sırt ve bel kemiği kırıklarında % 80 oranında bir azalma saptanmıştır. Ayrıca 70 yaşın üzerindeki kadınlarda ve güneşin az olduğu bölgelerde yaşayanlarda tedaviye D vitamini eklenmesi gerekir. Kemik kaybının önlenmesinde yaşam şeklinin de önemi vardır. Menopoz dönemindeki kadınlara günde 2-2.5 km. yürüyüş önerilmekte ve bunun tedavinin etkinliğini artırdığı düşünülmektedir. Ayrıca alkol ve sigara kullanımından kaçınılması gerekir.
2. 6. Kalp ve Damar Hastalıklarında Artış: Kalp-damar hastalıklarının için önemli risk faktörleri tansiyon yüksekliği, sigara kullanımı, şeker hastalığı ve aşırı kilodur. Erkeklerde kalp-damar hastalıklarının görülme riski kadınlara oranla 3.5 kat daha yüksektir. Kadınlarda kalp-damar hastalıklarının görülme yaşı erkeklere oranla 10 yaş daha ilerdedir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi kadınlarda yüksek dansiteli kolesterolün daha yüksek olmasıdır. Ayrıca düşük dansiteli kolesterol kadınlarda daha düşüktür. Yüksek dansiteli kolesterolün daha fazla olması ve düşük dansiteli kolesterolün daha az olması kadınları kalp-damar hastalıklarına karşı korumaktadır. Ancak menopozdan sonra kadınlarda düşük dansiteli kolesterolde hızlı bir yükselme görülür ve koroner kalp hastalığı riski iki katına çıkar.

Menopozda östrojen tedavisi yüksek dansiteli kolesterolde bir artışa ve düşük dansiteli kolesterolde bir azalmaya yol açarak kadınlarda kalp-damar hastalıklarının riskini azaltır. Yapılan çalışmalarda menopozda östrojen kullanan kadınlarda bu riskin yaklaşık olarak % 50 oranında azaldığı görülmüştür. Riskteki bu azalma hasta tedaviyi aldığı sürece devam etmektedir. Bilindiğinin aksine bu tedavi tansiyonda herhangi bir yükselmeye yol açmamaktadır.

Östrojenin kandaki kolesterol üzerindeki olumlu etkileri dışında; direk olarak damar sertliğini önleme, damarları genişletme, kanın pıhtılaşmasını önleme, kalp gücünü artırma, lipoproteinlerin oksidasyonunu önleme ve şeker metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olma gibi etkileride yine kalp-damar hastalığı riskini azaltmaktadır.

Tedaviye genellikle progesteron hormonuda eklenmektedir. Progesteron hormonunun östrojenin tersine kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkileri bulunmakla birlikte, yapılan çalışmalarda progesteron hormonunun östrojenin olumlu etkilerini yok etmediği gösterilmiştir.

Cinsellik: Menopozda vajende kayganlığı sağlayan sıvıda bir azalma olur ve vajen dokusundaki incelmeye bağlı olarak esneklik azalır. Bunların sonucunda cinsel ilişki sırasında aşırı, kuruluk, vajende daralma, yanma, tahriş ve ilişki sonrası damlama şeklinde kanama görülebilir. Ancak bu belirtiler hastanın cinsel aktivitesi ile de ilgilidir. Normal cinsel yaşamına devam eden hastalarda bu belirtiler daha az görülürken, ilişki sıklığı azalan hastalarda bu bozukluklarda daha hızlı bir ilerleme görülmektedir. Genel olarak bakıldığında menopozda cinsel aktivite önemli oranda değişmemektedir. Östrojen alımı ile vajen dokusundaki incelme ve cinsel ilişki kalitesini bozan diğer faktörler önleneceği için, cinsel yaşamın daha kaliteli olacağı söylenebilir.



ÇOK BİŞEYMİ İSTEDİK SADECE BİR TEŞEKKÜR YETER

İLGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM İYİ FORUMLAR



En son düzenleme: 29.04.2008 20:14 ercanmurat.

29.04.2008 18:37
Kullanıcının websitesini ziyaret etBu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

Arama Bulutu
1299 GM kodları, Alt Yazı İndir, Albert aynştayn kimdir, Dragonfable hileleri, 9. sınıf coğrafya etkinlikleri, hayko foto albüm, Nike ürünleri
eXTReMe Tracker